MİDE KANSERLERİ VE ENDOSKOPİK ULTRASON

Mide kanserleri

Erken Mide Kanseri: Erken evre mide kanseri mu- kozaya (T1m) ya da submukozaya (T1sm) sınırlıdır ve hastanın beş yıllık sürede sağ kalım oranı %95 dir. EUS erken evre kanserlerin tedavi kararlarında önemli rol oynar. T1m kanserlerin lenf nodlarına metastaz ihtimali yalnızca %5 dir ve endoskopik olarak rezeke edilebilir. Tersi olarak T1sm kanserle- rin %10-20 oranında metastaz riski vardır cerrahi tedaviyi gerektirir. Konvansiyonel radyal ekoen- doskoplar bu vakaların %25 inde olması gerekenin altında veya üstünde evreleme yapmaktadır (20). Yüksek frekanslı miniproblar (20 mHz) ise erken ev- re gastrik kanserin evrelemesinde bu hataları ka- patarak büyük oranda doğru evreleme yapmak- tadırlar. Miniprob ultrasonlar 2 cm den küçük kan- serlerde büyük başarı göstermelerine rağmen 2 cm’den daha büyük kanserlerde doğruluk oranla- rı %86’dan %50’lere düşmektedir. Miniproblarin di- ğer bir avantajı, işlem esnasında alınan endosko- pik görüntü bilgileriyle endoskopik ultrason bilgile- ri birleştirildiğinde doğruluk oranının %92’ ye çık- masıdır (21).

İleri Evre Mide Kanseri: İleri evre gastrik kanserli hastalarda EUS’un kullanım şekli merkezin tedavi seçeneklerine bağlıdır. Eğer cerrahi önde gelen te- davi yöntemi ise ise EUS rezektabilite ve prognoz konusunda yardımcıdır. Eğer merkez multimodal tedavi vermekte ise EUS kanseri tedavi öncesi ev- relemekte kullanılabilir. Hasta tedavi protokolleri- ne alınmadan endoskopik ultrason uygulanması önemlidir. Gastrik kanserlerin T sınıflandırmasında EUS’un doğruluğu %80’dir (22-24). Doğruluk T1 kan- serler için %80, T3-4 kanserler için %90’dır. Fakat T2 kanserlerde %63’e inmektedir. Çünkü EUS musku- laris  proprianın  ilerisine  invasyonu  tam olarak

gösterememektedir.  Bu  problem  T2 kanserlerin

%20-30 oranında daha ileri evre olarak evrelendi- rilmesine sebep olmaktadır. EUS gastrik kanserlerin sınıflandırılmasında CT den daha üstündür (T sınıf- landırmasında %92’ye %42; N sınıflandırmasında ise %78’ e %48 oranında üstünlük gösterir) (23). Uzak metastazların değerlendirilmesinde ise CT daha üstündür ve gastrik kanserin değerlendiril- mesinde en önemli tetkiklerden biridir. Endoskopik US’nun gastrik kanserin rezektabilitesinin (T1-T3) değerlendirilmesindeki  doğruluğu  %85  dir (25).

%30 vakada tedaviyi değiştirmekte ve genelde daha sınırlı rezeksiyonlar yapılmaktadır (26).

Anastomotik Rekürrens: EUS kanser cerrahisinden sonra gastrik adenocarsinoma anastomoz rekür- rensinin değerlendirilmesinde faydalıdır. T1 ve T2 kanserler %15, T3 ve T4 kanserler ise %77 oranında nüks göstermektedir. EUS’un postoperatif evrelen- dirmede sensitivitesi %95, spesifitesi %80’dir. Duvar kalınlığının artarak 7 mm’yi geçmesi dış kenarının nodülarite ve düzensizliği anostomoz hattında nüks olarak düşünülmelidir. Ek olarak lenf nod tu- tulumu ve invazyonu değerlendirilebilir (27).

MALT Lenfoma: MALToma sıklıkla midede Heliko- bakter pilori enfeksiyonu ile ilişkili görülen düşük dereceli bir lenfomadır. Teşhis endoskopik biyopsi- lerin patolojik muayenesi ile konulur.

Endoskopik ultrasonografi tümörün horizontal ya- yılımını, duvar invazyonunu ve perigastrik lenf nod tutulumunu gösterir. Başarılı bir eradikasyon- dan sonra bu düşük dereceli lenfomaların %60-75’i gerilemektedir. Rezolüsyona kadar EUS ile takip edilmesi ve daha sonra yıllık takiplere geçilmesi önerilmektedir (28). Midede mukozal kalınlaşma görüldüğünde; MALToma’dan başka benign has- talıklarda da benzer bulguların olabilmesine rağ- men; patolog mutlaka uyarılmalıdır (29).

Leave a Reply

Your email address will not be published.